Elektrik Kazalarında İlk yardım

Elektrik Kazalarında İlk Yardım

Elektrik çarpması ev ve işyerlerindeki pirizler ve elektrikli aletlerden kaynaklanan elektrik kaçakları, enerji iletim kablolarının kopması ya da direklere tırmanılması, yıldırım düşmesi gibi durumlarla ortaya çıkabilir.
Deri üzerinde oluşan yanık, solunum ve dolaşım sisteminde bozukluk, bilinç kaybı sonucu düşme ve buna bağlı kırıklar elektrik çarpmasının muhtemel sonuçlarıdır. Elektrik çarpmasının damarlar üzerindeki etkisi, kalıcı, geç ortaya çıkan sorunlar yaratabilir. Tellere asılı ya da elektrik tellerine temas halinde yerde yatarken bulunan kişide, elektrik çarpması düşünülmelidir. Bazen kazazede bayılmadan önce kablodan ayrılmayı başarmış olabilir. Kimi kısa süreli, düşük voltajlı elektrik çarpmalarında kazazedenin bilinci açık olup, cilt üzerinde dahi hiç iz bulunamayabilir.

Elektrik kazalarının oluş nedenleri genellikle aşağıdaki gibi sıralanabilmektedir:

  • Elektrik enerjisi hakkında yeterli bilgiye sahip olmamak,
  • Elektrik devresinde yeterli yalıtımın olamaması ya da dış etkenlerle zamanla yalıtma özelliğini kaybetmesi
  • Elektrik işlerinde çalışanların kendilerine aşırı güvenmesi, risk alması, işlerini benimsememesi, acelecilik ve dikkatsizlik, görevi dışında bilgisi olmadığı halde olaya müdahale etmesi, iş disiplinine uymama, iş güvenliği donanımlarının kullanılmaması ya da işe uygun ürün kullanmaması, gerekli periyodik muayenelerin zamanında yapılmaması

Mecbur kalmadıkça enerji altında çalışılmamalı, elektrik devresinde çalışmaya başlamadan önce enerji kesilmeli, çalışırken enerji verilmemesi için tüm tedbirler alınmalı, enerji altında çalışma mecburiyeti varsa, mutlaka riske uygun izole eldiven kullanılmalıdır. Tüm gerekli kişisel koruyucu donanım izole çizmeizole ıstaka, arka karşı elbise, izole halı, voltaj dedektörüizole tabureelektrikçi baretielektrikçi vizörü, vb. risk devam ettiği sürece çıkarılmamalıdır.

Elektrik çarpması ile kas krampları, düşmeye bağlı kırıklar, sinir felci, solunum merkezinin felci, solunum ve kalbin durması ya da kalp ritminin bozulması olabilir. Elektriğe temas eden noktalar arası mesafe kısa ise arada kalan doku şiddetle ısınır ve yanar. Yanık, elektrik akımının kuvvetine bağlı olarak artar.

Elektrik çarpmalarında,

Vücuttan geçen akımın miktarı

Akımın geçtiği yol,

Akıma maruz kalma süresi,

Vücut direnci, önemlidir.

Örneğin göğüs bölgesinden geçen akım, göğüs kaslarında kramplar oluşturabilir ve solunum durabilir. “ 20 m. A. den büyük akımlar” kalp kaslarının uyarılması, kalpte elektrik dengesinin bozularak durmasına yol açar (Kalp Fibrilasyonu),

Zararsız küçük akım çarpmalarında da korku sebebiyle düşme, çarpma gibi mekanik nedenle kazalar meydana gelmektedir.

İnsanın hissedebileceği akım, 0.01mA'den  başlamakta, 15-25 m.A'e kadar büyük bir tehlike oluşturmamaktadır.

50 m.A'e kadar olan akımlarda 30 saniyeden sonra bilinç kaybı, 3-4 dakika içinde de solunum ve kalp durması ile ölüm meydana gelebilir. Yapay solunum ve kapalı kalp masajı ile kazalının  hayata döndürülmesi mümkündür.

100 – 200 mA’e kadar olan akımlarda akciğer ödemi, bilinç kaybı, yanıklar, ark sebebi ile oluşan tehlikeli yanıklar, böbrek arızaları gibi ciddi sonuçlar meydana gelir.

1- Yüksek gerilimli elektrik çarpmaları:
Bunların büyük bölümü iş kazalarıdır ve yaralananların çoğunluğunu da genç erkekler oluşturmaktadır. Çalışılan işle ilgili olarak kullanılan cihazların güç hatlarına teması, koruyucu giysi ve ekipmanları olmadan yüksek gerilim taşıyan hat direklerine çıkılması, özellikle yağışlı havalarda olmak üzere bu hatlara güvenlik mesafesinden daha fazla yaklaşılması gibi nedenlerdir.

2- Düşük gerilimli elektrik çarpmaları:
Bunlardan en çok etkilenenlerin çoğunluğunu ise çocuklar ve kadınlar oluşturmaktadır. Küçük çocukların kabloları ısırması, prizlere metal cisimler sokması, Ev içerisinde başta banyo, mutfak gibi direkt zemin ile temas edilebilen yerlerde kullanılan elektrikli cihazların kullanımı ile yalıtımının yetersiz olması, elektrik kaçağı bulunması, ıslak eller ile elektrikli cihazlara dokunulması, yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan kişilerin enerji kesilmeden elektrikle ilgili tamir işlemlerine girişmeleri gibi durumlarda bu tür elektrik çarpmaları görülmektedir.

Düşük gerilim nedeniyle meydana gelen elektrik kazalarında genellikle insan vücudunda zarar gören bölgeler;

Baş-Boyun: Baş bir çok olguda ilk temas yeri olabilir. Buna bağlı yanık ve sinir sistemine ait bulgular olabilir. % 6 olguda gözde katarakt gelişir. Düşme ve çarpmalara bağlı olarak hastalarda kafatası veya boyun omurga kırığı oluşabilir.

Kalp ve Suluma sistemi:Elektrik akımına maruz kalan kişilerde tansiyon yükselebilir. Teneffüs zorlaşır. Kısa süreli çarpmalar, korku ve şok tesiri yapabilir. Elektrik yaralanmalarında, kalp durması sık karşılaşılan bir durumdur. Her elektrik çarpması Kalp durmasına neden olmasa bile kasılmalar nedeniyle kalp atışı durmasa da bu artık düzenli değildir. Kalbin ya da solunumun durması kısa sürede çlümle sonuçlanacağı için acil ilk yardım gerektirir.  

Cilt: Solunum-kalp durmasının yanında en ciddi yaralanma cilt yanıklarıdır. Bu yanıklar klasik olarak elektrik akımının giriş veya çıkış noktalarıdır. Elektrik yanıkları için en sık görülen ilk temas bölgesindeki (çoğunlukla eller veya kafatasıdır) yanıklardır. Yerden kaynaklanan ilk temas yeri de Ayak tabanlarıdır. Şiddetli elektrik yaralanmalarında yanıklar Ağrısız, sarı-gri renkli, ortasında ölü hücrelerden oluşmuş bir alan ve bazen de mumyalanmış gibi görünebilir. İnce, rutubetli, sıyrılmış derinin direnci düşüktür. Temas yerindeki derinin delinmesi halinde geçiş direnci birdenbire düşer, geriye vücudun iç direnci kalır.

Elektrik kazası yaşadığı düşünülen kişiye asla çıplak elle dokunmayın. Öncelikle ortamın güvenli hale getirilmesi ve ilgililere bilgi verilmesi gerekir.

Ortamın güvenli hale getirilmesi:

Olay yerine ilk gelen kişiler için öncelik, daha fazla kişinin akım ile temas etmesine engel olacak tedbirleri alarak çevre güvenliğini sağlamalı ve ilgililere bigi vererek yardım çağırmalıdır. Daha sonra ise şalterden veya sigortadan elektrik akımı kesilmeli, bu yapılamıyorsa elektrik kaynağı ile kazazedenin teması iletken olmayan (yalıtkan) bir cisim kullanılarak kesilmelidir.

Örneğin; tahta bir kutu, plastik veya dokuma pas-pas, Telefon rehberi veya kalın bir gazete yığını gibi kuru, yalıtkan nesneler üzerinde durarak yer ile temas etmeden bir süpürge, tahta Sandalye veya tabureyle, kazazedenin elektrikle temas halindeki uzvunu elektrik kaynağı olan nesneden veya duruma göre, kaynağı kazazededen ayırmaya çalışılmalıdır.

Ya da kazazede, ayaklarına veya kollarının altından gövdesine dolanacak bir ip yardımıyla, hiç temasta bulunmadan çekerek elektrik akımından uzaklaştırılabilir. Mutlak mecburiyet halinde ise kazazede kuru ve bol elbisesinden tutulup çekilerek uzaklaştırılabilir. Ancak bu son bir çare olarak yapılmalıdır.

Elektrik akımının kesilmiş olduğundan mutlak emin olunmadan kazazedenin vücuduna temas edilmemeli ve iletken zemine veya malzemeye basılmamalıdır.

Kesinlikle nemli ve ıslak cisimler veya metalik bir aletle elektrik kaynağını uzaklaştırmaya çalışmamalıdır.

Akım kesilmeden kazazedenin ve akımın bulunduğu bölgeye yaklaşılmamalıdır. Bu konuda TEDAŞ ya da İtfaiye yetkililerinden yardım istenmelidir.

Yüksek voltaj nedeniyle meydana gelen kazalarda ise mutlaka akım kesilmelidir. Resmi yetkililerden elektrik akımının kesildiğini ve gerekiyorsa, izole edildiğini öğrenmeden kazazedeye yaklaşılmamalıdır.

Yaralanmalar için Acil yardım (112) elektrik akımının kesilmesi için elektrik Arıza (186)
Kurtarma yapılması gerekiyorsa İtfaiye (110) servisleri aranmalıdır.

İlkyardım Müdahalesi Üç Aşamadan Oluşur:

İlk yardım, herhangi bir kaza ya da yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin tıbbi yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun daha kötüye gitmesini önlemek amacıyla olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalardır.

Yapılan bilimsel çalışmalarda; herhangi bir felaket durumunda olaydan etkilenen insanlara ilk müdahalenin %73 civarında hemen olay yerinde bulunanlar tarafından yapıldığı, kazalarda bu oranın %90 civarında olduğu, kazalar nedeniyle gerçekleşen ölümlerin yaklaşık %50 sinin ilk yarım saat içinde meydana geldiği tespit edilmiştir. Bu sonuçlar herhangi bir kaza veya felakete maruz kalmış kişilere tıbbi yardım ulaşıncaya kadar bilinçli ve etkin ilk yardım uygulamasıyla ölümlerin azaltılabileceğini göstermekte olup, bunun için bireylerin ilk yardım konusunda eğitilmelerinin son derece önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

  1. Mümkünse elektrik akımı şalterden kesilmelidir; bu yapılamıyorsa kazazedenin çıplak kablo ile teması iletken olmayan bir cisim kullanılarak kesilmelidir. Örneğin kurtarma ıstakası
  2. Kaza ortamında hemen kazazedenin soluk yolu, solunum ve kalp atış düzeni kontrol edilmeli ve gerekiyorsa ve ilk yardım bilginiz bulunuyorsa suni solunum ve kalp masajı sağlanmalıdır. Solunum ve kalp atışı düzenli ise ancak bilinç kaybı var ise koma pozisyonu verilmelidir.
  3. Yanık varsa bakımı yapılır; kazazede fiziksel ve psikolojik olarak rahatlatılır ve ayağa kaldırılmadan nakli sağlanır. Düşmeye bağlı kırık varsa tespit işleminden sonra nakil gerçekleştirilir.

Kazazedenin Hayati Fonksiyonlarının Değerlendirilmesi ve Kalp-Solunumun Yeniden Canlandırılması

Solunum sistemi, üst solunum yolu (ağız, burun, boğaz ) ve alt solunum yolundan (larenks, trakea, bronşlar, akciğerler) oluşmaktadır. Diyaframa, göğüs kafesi kasları ve yardımcı solunum kasları, solunumun düzenli olmasını sağlarlar. Solunum, oksijenli havanın ağız ve burun yolu ile alınarak akciğerlere gönderilmesi, orada havanın içindeki oksijenin kana geçerek, kandaki karbondioksitin de ciğerlerdeki havaya geçmesi, burada kirlenen havanın tekrar geri dönerek tekrar ağız ve burun yolu ile dışarı atılmasıdır.

Solunum hızlı ve yüzeysel ise egzersiz, koşma, ateşli hastalıklar, şok, zehirlenme vb. olabilir. Solunum derin, zorlanarak, kesik kesik ise solunum yolu kısmen tıkalı ya da akciğer sorunu olabilir.  Kişi konuşamıyor, öksüremiyor ve refleks olarak iki eliyle boğazını tutuyorsa soluk yolu yabancı cisimle tıkanmıştır. Bir süre sonrada bilinç kaybı gelişir.

Akımından uzaklaştırılmış kazazedenin öncelikle bilinç durumu değerlendirilir, vücudunu sıkan kemer, kravat vb çıkarılır veya gevşetilir. Bilinç kapalı ise ağız içi kontrol edilir. Kazazedenin ağzında takma diş, yabancı cisim varsa çıkarılmalıdır. Solunum ve dolaşımı var şuuru kapalı ise sabit yan yatış pozisyonu verilmelidir.

Kalp atışının olmasına rağmen kazazedenin solunumu durmuşsa hava yolu açılmalı, hava yolu açılması ile solunum kendi kendine başlamadıysa derhal suni solunuma geçilmelidir.

Suni solunum, solunumu durmuş kazazedenin akciğerlerine dışarıdan onları şişirecek kadar hava verilerek serbest çıkışın sağlanmasıdır. Suni solunum sadece kendiliğinden solunum yapamayan kişiler için derhal suni solunuma başlanmalıdır, ardından dolaşım kontrolü yapılmalıdır, kalp durmuş ise en kısa sürede dış kalp masajına başlanmalıdır (NOT: Bu müdahalelerin uygulamalı ilkyardım eğitimi almamış kişiler tarafından yapılması sakıncalıdır). Temel yaşam desteği; solunum ve dolaşım tekrar başlayıncaya, sağlık görevlileri gelinceye veya yorgunluktan tükeninceye kadar devam ettirilmelidir.

Üst solunum yolu diyeceğimiz ağız, burun, gırtlak ve nefes borusu kaza sırasında balgam, kan, tükürük, takma diş, dışardan gelen yabancı cisimler vb. nedenler ile tıkanabilir. Hava yolu tıkanan kazazedenin solunumu durabilir. Hatta bu tıkanma dışarı- dan yapılacak suni solunuma dahi engel olabilir. Suni solunum öncesi kazazedeye verilecek özel bir pozisyon ile kazazedenin hava yolu açılır. Kazazedenin omuzu biraz yükseltilerek başın geriye atılması hava yolunun doğal şekilde açılmasını sağlar. Ancak müdahale; hava yolunun açılması ile birlikte, kalp masajı gibi sert bir zeminde yapılması gereken bir başka müdahaleyi de içeriyorsa kazazedenin omuzlarının yükseltilmesi mümkün olmayabilir. Bu neden ile boyun bir el ile kaldırılırken diğer el ile de alın bastırılarak hava yolu açılır. Bu hareket boynu uzatır ve dili boğazın gerisinden uzak tutar. Hatta bu şekilde havayolu açıldıktan sonra kazazede suni solunuma gerek kalmaksızın kendiliğinden nefes almaya dahi başlayabilir. Kazazedenin hava yolu açıldıktan sonra solunumun kendi kendine başlayıp başlamadığını kontrol ederiz.

Yaralı şuursuz ve soluk almıyorsa, mümkünse çeşitli cihazlar ve düzeneklerle, bunlar yoksa suni teneffüsle ilk yardım yapılmalıdır.

Şuursuz fakat soluk alıyorsa, şok durumu önlenmelidir. Ayaklarını yukarı kaldırın. Gerekiyorsa kapalı kalp kompresyonu yapınız. Şuurlu ve soluk alıyorsa, sakin olarak dinlendiriniz ve bir çay kaşığı yemek sodası ve bir çay kaşığı tuzu 1/3 Litre suda eritip, ilk yarım Saat içerisinde içiriniz. Kendisine gelince ambulansla hastaneye gönderiniz. Varsa yanık tedavisi uygulayınız.

Daha ileri bir yaralanmayı önlemek için hastanın yanan giysisi, ayakkabıları ve kemeri çıkartılmalıdır. Vücuduna yapışmış durumda bulunan giysiler çıkartılmamalıdır. Ancak muhtemel bir kafa veya boyun yaralanması varsa, omuriliğin korunması için hastanın hareket ettirilmemesi için azami gayret gösterilmelidir. Yanık bölgesinde bilezik, künye, yüzük varsa kesilerek çıkarılmalıdır. Yanık üzerine yoğurt, salça, diş macunu sürülmemelidir. Hasta zaman kaybetmeden hastaneye götürülmelidir. Yanık yerine asla yağ, krem, diş macunu, kolonya, pudra gibi maddeler uygulanmamalıdır. Temiz bir sargı beziyle yanık yerinin üstü tam olarak kapatılmalıdır.